Kripto sanat: NFT nedir?

Son dönemde sanatçıların eserler üretip satış yapmasıyla NFT teknolojileri sıkça gündeme geldi. Peki NFT tam olarak nedir? İnsanlar neden interneten bedava indirebilecekleri bir esere para öder? Kripto sanat ne demektir? Hepsi ve konuya ilişkin merak edilen detaylar haberin ayrıntısında...

BİLİM-TEKNOLOJİ 23.12.2021, 10:55 24.12.2021, 10:18 Tayfur Bal
Kripto sanat: NFT nedir?

Herhangi bir insan neden internetten kolaylıkla ulaşabileceği ve defalarca kez kopyalayabileceği bir görsele yaklaşık 70 milyon dolar verir? Bunu algılamak pek çok insan için zor olsa da arkasında yatan teknoloji ile mantıklı hale geliyor. Normalde bir eserin değerini belirleyen unsurlardan biri de onun kıtlığıdır. Bir eser ne kadar zor ulaşılabilirse ve ne kadar az sayıda varsa o kadar değerlidir. Ancak dijital dünyada bulunan her şey 1 ve 0’lardan oluştuğu için dijital dünyada kıtlık ve teklik yoktur. Resim, fotoğraf, ses, video gibi dijital dünyaya ait her medya sınırsız kere çoğaltılabilir bu nedenle hangi dosyanın orijinal olduğunu anlamanın bir yolu yoktur. Orijinal dosyanın hangisi olduğunu bilseniz bile bunun pek bir önemi de olmaz.

 

İnternetten bedava indirebileceğiniz eserler

Google’a “Mona Lisa” yazdığınızda Mona Lisa eserinin milyonlarca çıktısını görürsünüz. Dahası bu eseri sanatçılar binlerce kez taklit etmişlerdir ve bu eserlerin orijinalinden herhangi bir farkı yoktur. Ancak gerçek Mona Lisa eseri Paris’te yer alan Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu eserin gerçek olduğunu biliyoruz çünkü çizildikten sonra müzeye kaldırılmış ve bugüne kadar orada kalmıştır.

Ancak benzeri bir şeyi dijital bir sanat eserinde gerçekleştirmek pek mümkün değildir. Dijital resim çizebileceğiniz bir uygulama ile çizdiğiniz resmin ya da fotoğraf makineniz ile çektiğiniz bir fotoğrafı internete yüklediğinizde dünya üzerinde milyonlarca insan bu esere ulaşabilir ve onu istedikleri gibi kopyalayabilirler. Bir süre sonra bu fotoğrafların hangisinin orijinal olduğunu anlamanın bir yolu kalmaz. Ancak özellikle kripto paralarla gündeme gelen kripto zincir teknolojisiyle artık dijital sanat eserlerini de şifrelemek ve orijinalliklerini tescillemek mümkün.

Leonardo da Vinci tarafından çizilen Mona Lisa eseri şu anda Fransa'da yer alan Louvre Müzesi'nde sergileniyor. Mona Lisa'ya bire bir uygun şekilde üretilen pek çok eserin bulunmasının yanı sıra insanlar bu esere internetten de kolaylıkla ulaşabiliyor. 

Kripto zincir nedir?

Blok zincir ya da kripto zincir denilen sistemin nasıl çalıştığını anlamak için ilk önce banka ve noterlerin nasıl çalıştığını anlamak gerekiyor. Örneğin bir eviniz olsun ve bu evi bir satıcıya satmak için gerekli işlemleri başlatmış olun. Evin mülkiyetini alıcından satıcıya aktarmak için bu işlemin resmiyetini sağlayan bir kurum olması gerekir. Bunu insanlar noter aracılığı ile yaparlar. Noter ortada bir evin olduğunu, bu evin bir alıcısı ve satıcısı olduğunu ve de devreme işleminin kendisini resmi belgelerle tescil eder ve bu işlemi gerçekleştirmek ve onaylamak için sizden belli bir miktar ücret talep eder. Böylelikle iki birey ya da şirket arasında güvenli bir şekilde alışveriş yapılmış ve bu alışveriş de resmiyete kavuşmuş olur. Burada noter bu resmiyeti sağlayan kurumdur.

Blok zincir teknolojisinde ise bu işlemi gerçekleştirdiğiniz sırada blok zincire dahil olan dünya üzerinden binlerce bilgisayar gerçekleştirir. Her bilgisayarda düğüm noktası olarak adlandırılan bir muhasebe defteri vardır ve blok zincire dahil olan bir sistem üzerinden onaylanması gereken herhangi bir işlem yapıldığında bütün bilgisayarlara bu işlemin kopyası gider. Eğer işlem gerçekleştirilebilecek bir şey ise blok zincir sistemine dahil olan bilgisayarlar işleme onay verirler. Bu şekilde yaptığınız işlem noterdeki gibi tek bir kurumda değil dünya üzerindeki binlerce bilgisayarda yer alan kayıt defterleri ile onaylanmış olur. Yani blok zincir kısaca kitlesel bir tescilleme hizmetidir.

Blok zincir teknolojisi ile birbirine bağlı bilgisayarlar üzerinden sertifikalandırma işlemleri yapılabiliyor. 

Sanattaki değişim

Sanat tarihinde yer alan bir eserin önemini anlamak için basit anlamda şu iki şeye bakabiliriz. Eğer bir eser kendinden önce gelen eserlere benzemiyor ve kendinden sonra gelen eserlere benziyor ise o eser önemlidir. Resim, fotoğraf, edebiyat gibi sanat dallarında eğer bir eser kendinden önceki eserlere benzemiyor ise yeni ve farklı bir şey söylemiştir. Ancak her yeni şey önemli olmayıp lüzumsuz da olabilir. Bunun için o eserin sonrasına da bakmak gerekir. Eğer kendinden sonra gelen eserler de bu yeni fikri takip ediyorsa o eser öncü bir eser olur.

Örneğin grafik tasarım olarak adlandırılan sanat dalı da bu şekilde doğmuştur. Fotoğraf makinesi icat edilmeden önce gördüğümüz şeylerin olduğu gibi tuvale, duvara ya da kağıda aktarılması önemli ve zor bir işti. Ancak fotoğraf makinesi icat edildikten sonra objeleri tam olarak göründüğü gibi bire bir anlatmanın anlamı pek kalmamış oldu. Bu nedenle makine ile mücadele edemeyen insanlar görüşlerini ve düşüncelerini faklı yöntemlerle anlatmaya başladılar. Böylelikle resim sanatında foto-realistiklikten uzaklaşıp soyutlaşmaya giderek evrensel bir grafik dili oluşturulmaya başlandı. Böylelikle grafik tasarım gibi daha soyut resim dalları çıkmaya başladı.

Pablo Picasso'nun 1937 yılında ürettiği bu eser Nazi Almanyası'nın İspanya'nın Guernica şehrini bombalamasını konu alıyor. O tarihlerde resim sanatı artık realistik olmaktan çıkıp ressamlar konuları daha soyut bir şekilde ele alıyordu.

Kripto sanat: NFT

Bir sanat eserinin değerini onun orijinalliği ve tekliği belirler. Kripto zincir teknolojisi ile artık dijital sanat eserleri de tescillenebildiği için bu günlerde sanat anlayışının da değiştiğini söyleyebiliriz. Şu ana kadar dijital dünyada yer alan bir sanat eserinin hangi kopyasının orijinal olduğunu belirlemenin bir yolu yoktu ancak günümüz teknolojisi ile bunu tescil etmenin artık bir yolu var. NFT teknolojisinin tam olarak bununla ilgili olduğu söylenebilir.

Genelde sanat bir değişime uğradığında o sanattaki teknik ve fikirsel değişiklikler konuşulur ancak sanatta NFT teknolojileri sanatla değil ona bakış açımız ile ilgili. NFT teknolojileri ile dijital bir eser kendine has olur. Bölünemeyen ve kendine has olan bir sembol ya da sertifika olarak düşünülebilir. Zaten NFT’nin açılımı da Non Fungible Token yani eşi ve benzeri olmayan tekil değer anlamına geliyor.

Bu anlamda düşünüldüğünde NFT teknolojileri sadece sanatla ilgili değildir. Sözleşmeler ile ilgilidir. Bu durum bir sanat eserine uygulanabileceği gibi eşi ve benzeri olmayan herhangi bir şeye de uygulanabilir. Örneğin bir gösteriye gideceğinizi düşünün ve her kişi için bir koltuk ayrılmış olsun. Bu koltuk için alacağınız bilet de eşi benzeri olmayan bir değerdir çünkü o gösteriye o gün ve saatte ve o koltuk için sadece bir tane bilet vardır ve NFT teknolojileri ile bu sertifikalandırılabilir.

3 Aralık 1992 tarihinde gönderilen ve ilk SMS mesaj olma özelliğini taşıyan bu mesaj yaklaşık 100 bin euro karşılığında satıldı.

Sonraki satışlardan hak talep edebilmek mümkün

Bu durum NFT teknolojileri ile sertifikalandırılabilir değerlerle ilgili bir tartışmayı da gündeme getirdi. NFT teknolojileri ile tescillenmiş bir şeyin üzerinden sonraki satışlardan gelir elde edilebilir. Örneğin gösteri bileti aldığınız firma biletin üzerinde “bu bilet bu bilet tekrar satılabilir ve sonraki satışlardan yüzde 10 oranında ücret firmaya ödenecektir” yazabilir. Kara borsa olarak bilinen kavramın bambaşka bir şeye dönüşmesine yol açabilir. Kara borsa kontrol edilebilir bir duruma getirilip ve resmiyete kavuşturulabilir.

David Hockney adındaki bir ressamın 1970’lerde çizdiği bir resim 1972 yılında 18 bin dolara satılmıştı. 2018 yılında ise bu eser bu değerin tam 5 bin katı değere 90 milyon dolara el değiştirdi. Ancak resmi yapan David Hockney bu ücretten tek bir dolar bile alamadı çünkü 1972 yılında resmin satış hakkını tamamen başka birine vermişti. Klasik satış işlemlerinden bir eserin yaratıcısı eserini sattığı anda eserle olan bağı kopuyordu. NFT teknolojileri ile bir eserin sonraki satışlarından elde edilecek ücretler de kontrol edilebilir bir duruma gelecek. NFT teknolojileri bu gibi durumların da oluşmasına izin veriyor. Artık sanatçılar eserlerinin geleceği için kararlar verebilecek.

David Hockney'in 1907'li yıllarda yaptığı bir eser. Bu eser geçtiğimiz yıllarda 90.3 milyon euroya satılmıştı ancak eserin sahibi herhangi bir hak talep edemedi.

Sanatta demokratikleşme adımları

NFT teknolojileri ile sanatçılar için bir demokratikleşme sürecinin de oluştuğu söylenebilir. Örneğin İstanbul’da yaşayan ve dijital sanatla uğraşan bir sanatçı olarak burada tasarladığınız bir eserin satışını çok uzaklarda yaşayan insanlara herhangi bir güvenlik sorununa yakalanmadan satabilmek de artık mümkün hale geldi. Kişiler artık istedikleri yerde eserlerinin kopyalanıp çalınmasından endişe etmeden satış gerçekleştirebilir. Bu şekilde talep ve arz dengelerinin birbiriyle buluşabileceği bir pazar da oluşmuş oldu.

NFT nereye gidiyor?

Gerçek dünyada sahte eserlerin olabildiği gibi NFT dünyasında da sahte eserlerin olması teknik olarak mümkün. Ancak NFT teknolojilerindeki asıl risk teknolojinin nereye gideceğinin tam olarak kestirilememesi. Son dönemde sıkça gündem olduktan sonra NFT sistemlerinin altyapısını ve ne olduğunu bilmeden birçok insan para kazanmak adına bu alan yatırım yapmaya başladı. Uzmanlar şu an NFT’nin aşırı bir büyümede olduğunu düşünüyor. Önümüzdeki dönemde bu şok dalgasının kırılıp yükselmenin düşeceği ama zamanla tekrar yükselişe geçeceği düşünülüyor. Bu nedenle böylesi bir teknolojiyi yakından takip etmek ve farkında olmak iyi olacaktır ancak yine de çok abartılı hayallerle adım atmak şimdilik tehlikeli gibi duruyor.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
-5
parçalı bulutlu