Kanseri teşhis eden elektronik sutyen ve endüstrisi!

Dr. Canan Dağdeviren, meme kanserini erken teşhis eden elektronik sutyen üzerinde çalışıyor. Müjde olarak duyurulan elektronik sutyenle ilgili tepkiler de var.

Kanseri teşhis eden elektronik sutyen ve endüstrisi!

Geçtiğimiz günlerde, ABD’de yaşayan dünyaca ünlü Türk bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren, memleketi Sivas’ın İmranlı ilçesindeki İmranlı Çok Programlı Anadolu Lisesi konferans salonunda katıldığı söyleşide meme kanserini erken teşhis edebilen sutyen geliştirdiklerini söyledi. Dr. Dağdeviren, "Şu an üzerinde çalıştığımız projemiz olan elektronik sutyeni önümüzdeki yılın başında tamamlayacağımızı düşünüyorum. 5 yıl önce teyzemi 50 yaşındayken meme kanserinden kaybettik. Ona söz vermiştim. Meme kanserinde erken teşhis yapabilen bir platform yapıyoruz" dedi.

Meme kanserini erken teşhis edebilecek elektronik bir sutyen, sutyen kullanan tüm kadınların korkulu rüyası olan meme kanseri için umut veren bir haber oldu. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) istatistiklerine göre, meme kanseri dünya genelinde kadın ölümlerine en çok neden olan hastalık. Türkiye’de kanser tanısı konulan her dört kadından biri meme kanseri, meme kanseri tanısı alan kadınların yüzde 45’i 50-69 yaş, yüzde 40’ı 25-49 yaş gruplarında. Aşağıdaki tabloda, meme kanserinin aşamaları ve bu aşamalara göre 5 yıllık hayatta kalma oranları görülüyor. Meme kanserinin ilk iki aşamasında, meme kanseri nedeniyle gerçekleşecek ölüm oranı görülmüyor, üçüncü aşamasında hayatta kalma oranı yüzde 93 iken, dördüncü ve beşinci aşamalarda hayatta kalma oranları sırasıyla yüzde 72 ve 22.

Sutyen meme kanserine neden oluyor

Uzmanlar, sutyenin göğüs ve koltuk altındaki lenf damarlarına basınç oluşturduğunu, bu durumun, bu bölgelerdeki toksin ve atıkların vücutta kalmasına sebep olduğunu söylüyorlar. Memenin anatomik olarak bütünle birlikte hareket etmesi gerektiğini, meme hareketini kısıtlamanın o bölgedeki lenfatiğin temizlenmesini engellediğini de ekliyorlar. ABD’li Sağlık Danışmanı Syd Singer’ın “Sutyen ve Meme kanseri” adlı çalışmasında şaşırtıcı verilere ulaştı. Çalışma ABD’nin 5 büyük şehrinde, yaş aralığı 0 ile 79 aralığında, yarısı meme kanseri hastalığına yakalanmış 4000 kadının röportajlarına göre yapılmış. Çalışmadan aldığı sonuçta ise gece sutyenle yatan her 4 kadından 3’ünün meme kanseri olduğu belirtiliyor. Bunun dışında meme kanseri hastalığına yakalanmış her 7 kadından 1’i günde 12 saatten fazla sutyen kullanıyor. Aynı çalışmada, sutyen kullanmayan kadınların meme kanserine yakalanma oranı sadece 168’de 1.  Bu sonuçlar, sutyenin meme kanseri hastalığına yakalanmaya ne denli etkili olduğunu gösteriyor. New York’ta Ulusal Sağlık ve Uzun Yaşam Kaynağı Merkezinin 4700 kadın üzerinde yaptığı araştırmaya göre de sutyen takmak memelerdeki sıcaklığı artırmakta ve kansere yol açan prolaktin adlı hormonun daha fazla salgılanmasına sebep olmakta.

Sutyen endüstrisi 6 Milyar ABD doları

Sağlık danışmanı Singer’ın bu araştırmasını Amerika’nın en saygın kanser örgütlerinin başkanlarına göndermiş ancak hiçbir sonuca ulaşamamış. Sutyen endüstrisisinin 6 Milyar ABD doları aşmış olması sebebiyle meme kanseri ve sutyen ilişkisinin sansürlendiği uzmanlar tarafından söyleniyor.

Korseden sutyene geçiş, sutyen endüstrisi ve feminizm tartışmaları

İlk olarak 16. yüzyılda kullanılan korse, vücudu sıkı ve dik göstermek amacıyla kullanılıyordu. Temel amacı güzellik olan korse kolsuz ve dekolte bir gecelik olan kombinezonun üzerine giyilirdi ve bu da teri emer ve geceliği temiz tutardı. Sanayi devriminden sonra, Viktorya dönemine ait korseler rafa kalkmaya başlamıştı. Kadının çalışma yaşamına girmeye başlaması ile birlikte, fabrikalarda çalışmaya müsait, korseye nispeten hareketi kolaylaştıran sutyenler icat edildi ve bu sutyenler binlerce patent aldı. Kadınların göğüs bölgesini daha biçimli gösteren sutyenin, kadınlar arasında hemen kabul edilmesi oldukça hızlı oldu ve çok büyük bir pazar oluşturdu. Henüz sanayi devrimine ayak uyduramamış ülkelere de neredeyse yüz yıl kadar geç ulaştı. Sutyenin, kadın giyinimini erkek beklentilerine göre şekillendirdiği, kadın memesinin doğumdan sonra kazandığı yavruyu besleme pratiğinin yerini tarihsel bir süreçle cinsellik metası haline geldiği, kadının bedensel özgürlüğünden uzaklaşması gibi konular da sosyal yönden feminist teorilerde tartışılıyor ve eylemler yapılıyor. Sosyal yönünün yanında, sağlıkta da insan fizyolojisine uygun olmadığı, meme kanserini tetiklediği biliniyor. Ancak endüstri tarafından sansürlendiği düşünülen sutyenin bir meme kanseri erken teşhis uyarıcısı malzemesi olması oldukça ironik bulunuyor ve bunun endüstriyel bir sutyen pazarlama tekniği olacağı düşünülüyor. Sutyenin endüstriyel bir algı olduğunun en açık örneğinin de Afrika’daki kabileler olduğu feminizm tartışmalarında yerini alıyor.

Sutyene Endüstri 4.0 etkisi

Yeni teknoloji akımı olan ve devrim olduğu iddia edilen Endüstri 4.0 teknolojileri birçok konuda kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde ne kadar yürüdüğümüzü, tansiyonumuzun kaç olduğunu, nasıl beslenmemiz gerektiğine dahil ölçümleri de elde edebiliyoruz. Aslında meme kanserine büyük oranda neden olduğuna kanaat getirilen sutyenin bir meme kanseri erken teşhis etme aracına dönüştürülmesi tartışma konusu oluyor. Bir nevi akıllı sutyen olarak da adlandırılabilecek elektronik sutyenlerin pazarda büyük bir yer bulacağı da düşünülüyor. Akıllı sutyenlerin, meme kanserine neden olurken, meme kanserini teşhis edecek bir ürün olması ya da kadına yüklenen metalaştırmanın Endüstri 4.0’laşacağı gibi konuların da yeni feminizm tartışmalarının odağı olacağını akıllara getiriyor.

Güncelleme Tarihi: 14 Eylül 2019, 17:47

Safa Kaçar

İlköğretim ve Lise eğitimini Antalya'da tamamlayan Safa Kaçar Orta Doğu Teknik Üniversitesi İstatistik, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, İktisat bölümlerinden mezundur. Mezun olduktan sonra AR-GE faaliyeti gösteren bir firmada veri bilimi üzerine çalışmıştır. Üniversite yıllarında çeşitli okul gazetelerinde ve dergilerinde yazmıştır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER