Işıkla internete bağlanmak: Li-Fi nedir ve geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Günümüzde kablosuz ağ denilince akla ilk olarak Wi-Fi geliyor. Wi-Fi kablosuz ağ kullanımlarının yarısından çoğuna ev sahipliği yapsa da son zamanlarda sıkça gündeme gelen ışıkla veri aktarımı Li-Fi bu teknolojinin yerini alabilir. Peki, Li-Fi nedir ve tam olarak nasıl çalışır? Geleceğimizi nasıl etkileyecek? Tüm bunlara ve daha fazlasına haberin ayrıntısından ulaşabilirsiniz.

BİLİM-TEKNOLOJİ 23.03.2022, 13:39 25.03.2022, 17:02 Tayfur Bal
Işıkla internete bağlanmak: Li-Fi nedir ve geleceğimizi nasıl etkileyecek?

Teknoloji nedeniyle hayatımız oldukça kolaylaşmasına rağmen aynı zamanda yoğun bir stres altında da kalıyor. Araştırmalar sosyal medyaya yüklenen bir dosyadaki gecikme süresinde ya da örneğin YouTube’da ya da Netflix üzerinde izlediğiniz bir içeriğin donduğu esnada videonun donması halinde stres seviyenizin oldukça arttığını hatta bu stres seviyesinin korku filmi izlerken yaşadığımız stresin üzerine çıktığını gösteriyor. Gecikmeye verdiğimiz stres tepkisi hayatımızda biz fark etmesek de oldukça olumsuz etkilere neden oluyor. Bunun yaşanmasındaki en büyük nedenlerden biri artan veri aktarma teknolojisi. Kilobaytlarla başlayan veri transferi yolculuğunda bugün artık insanlar birkaç dakika içerisinde gigabaytlarla ifade edilebilecek dosyaları aktarmaya çalışıyor. Veri transferi konusunda dünyadaki transferlerin yarısından fazlasını üstlenen Wi-Fi teknolojisi oldukça yararlı olmasına rağmen bazı sınırlar nedeniyle transfer işlemlerinin kısıtlanmasına neden oluyor. Bu nedenle bilim insanları bugünlerde bu teknolojinin üzerine çıkacak ve veri transfer hızını oldukça artıracak yollar bulmaya çalışıyor.

Güncel veri aktarma yöntemleri yetersiz kalıyor

Günümüzde teknoloji ile alakalı insanlara veri transferini ne tür teknolojilerle gerçekleştirebilecekleri sorulsaydı alınacak cevaplar arasında Wi-Fi teknolojileri, cep telefonlarında kullanılan hücresel veri aktarımları ve son dönemde de sık sık gündeme gelen 5G teknolojileri alınan popüler yanıtlar arasında yer alırdı. Ancak bu insanlardan çok azı veri transferi işlemleri için ışığın kendisini kullanmayı tercih ederdi. Evlerimizde ve iş yerlerimizde kullandığımız Wi-Fi yani Wireless Fidelity Kablosuz Türkçeye Kablosuz Bağlantı Alanı olarak çevriliyor. Bu teknolojide verilerimiz radyo frekansları ile aktarılıyor. Ancak oldukça gelişmesine karşın Wi-Fi teknolojileri bazı noktalarda günümüz teknolojilerinin gerisinde kalabiliyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri de veri aktarım sırasında yaşanan gecikmeler. Öte yandan radyo frekansları ile veri aktarımı sağlandığı için bazı güvenlik problemleri de ortaya çıkabiliyor. Örneğin ağınıza bağlı olmayan biri dışarıdan müdahale ederek sisteminize ulaşabilir. Bilim insanları bu tür sorunların çözümünü ışıkta buldular.

Li-Fi tam olarak nedir?

Işıkla veri aktarılabileceği fikrini ilk olarak Prof. Dr. Harald Hass ortaya attı. Edinburg Üniversitesi’nde eğitim görevlisi olan Hass LED ampuller yardımıyla veri aktarımını sağlayan Li-Fi teknolojisinin geliştiricisi olan biliniyor. TED konuşmalarına da katılan Hass bir mağazadan tedarik ettiği LED ampulü geliştirerek veri aktarım işlemini gerçekleştirdiği sistemini bu platformlar üzerinden tanıttı. Oldukça ilgi gören Li-Fi kelime anlamı olarak Işıklı Bağlantı alanı olarak biliniyor ve İngilizce’deki Light Fidelity kelimelerinin kısaltmasından oluşuyor. Bu teknolojide kullanılan LED’ler yardımıyla veri aktarım işlemi gerçekleştirilebiliyor. İnsan gözünün algılayamayacağı hızda yanıp sönen ampuller radyo frekanslarının yerini alarak veri aktarımından sorumlu oluyor.

Cihazların uyumlu olması gerekiyor

Öncelikle bu teknoloji her cihazda kullanılamıyor. Ampullerin veri aktarım işlevine sahip olabilmesi için özel bir teknolojinin entegre edilmesi gerekiyor. Eklenen vericilerle beraber ampuller veri aktarımına uygun hale getiriliyorlar. Öte yandan veriyi alacak cihazlarda da Li-Fi verisini okuyabilecek böylelikle veri transferini alabilecek alıcıların yer alması gerekiyor. Günümüzde kullanılan pek çok akıllı cihaz Wi-Fi teknolojisine sahip olduğunu için bu cihazla da Li-Fi ile veri almak mümkün değil. Ancak Li-Fi teknolojisi sunduğu fırsatlar nedeniyle oldukça ilgi görüyor bu nedenle Amerika ve Çin başta olmak üzere pek çok yerde prototip olarak kullanıyor.

Li-Fi ile 100 kata varan internet hızları

li-Fi teknolojisinin sunduğu en büyük yenilik veri aktarım hızlarında. Gelişmiş Wi-Fi teknolojileri ile ulaşılabilen en yüksek hız 2 gigabit olarak biliniyor. Öte yandan ülkemizde internet hızları oldukça yavaş. Geçtiğimiz günlerde paylaşılan bir habere göre Türkiye en hızlı internetin kullanıldığı ülkeler arasında 26’ncı sırada yer alıyor ve veri aktarım hızları 5 megabite kadar düşebiliyor. “Rapor yayımlandı: Türkiye’nin internet karnesi şaşırtıcı…” haberinin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz. Ancak Li-Fi teknolojisi ile bu sınırlar oldukça artıyor. Laboratuvar ortamında test edilen cihazlara göre Li-Fi teknolojisi ile veri aktarım hızları 240 gigabitin üzerine kadar çıkabiliyor. Bu mevcut internet hızımızın 100 kat daha fazla hızlanabileceği anlamına geliyor. Bu şekilde oldukça yüksek boyutlarda dosyalar sadece birkaç milisaniye içerisinde aktarılabilecek.

Yansıtma teknolojilerindeki eksiklik

Bu durum ekran yansıtma teknolojilerine de oldukça etki edecek. Günümüzde kullanılan teknolojilerle birlikte yüksek boyutlu bir videoyu telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan televizyonunuza kablosuz olarak yansıtmak istediğinizde internetiniz ne kadar hızlı olursa olsun aktarımda sorunlar yaşanır ve video kalitesi düşerek kalitesiz bir görüntü elde edersiniz. Nitekim Wi-Fi teknolojisi günlük ihtiyaçlarımızın büyük bir kısmını karşılasa da örneğin 8K çözünürlüğe sahip bir görüntüyü kablosuz olarak aktarmak için pek uygun değildir. Ancak bu işlem yüksek veri aktarım gücü sayesinde Li-Fi teknolojisi ile yapılabilir.

Güvenlik sorunlarına büyük çözüm

Li-Fi teknolojisi öte yandan güvenlik sorunlarına da bir çözüm getirebilir. Wi-Fi teknolojisinde kullanılan radyo dalgaları nedeniyle evinizde olmayan biri de internetinize bağlanabilir zira radyo frekansları duvarların arkasına geçebilmekte. Ancak Li-Fi teknolojisinde ışıkla aktarım olduğu için evinizde olmayan bir kişi bu ışığa ulaşamaz dolayısıyla internetinize ve ağınıza bağlanamaz. Bu şekilde internetinize bağlanacak kişileri evinizde olan kişilerle sınırlayarak daha güvenli bir iletişim elde edilebilir. Öte yandan bu bir dezavantaja da dönüşebilir zira bu teknolojinin kullanılabilmesi için farklı odalarda farklı ampullerin yer alması gerekecek.

En büyük sorunlardan biri

Li-Fi teknolojisinde görülecek en büyük sorunlardan birini de bu farklı alanlarda farklı ampul kullanma zorunluluğu oluşturuyor. Mevcut fiyatlar nedeniyle bu durum ilk kurulum maliyetlerini oldukça artıracaktır ancak teknoloji gelişip yaygınlaştıkça daha ucuz hale gelerek her bütçeye hitap edebilir bir konuma da gelebilir. Bununla birlikte bir diğer sorun da Li-Fi ampullerinin sürekli açık kalma zorunluluğu. Bu durum gündüz herhangi bir problem oluşturmayabilir ancak geceleri ve karanlık olması gerek ortamlarda sorunlara neden olabilir. Bu nedenle Li-Fi teknolojisi bu soruna bir çözüm bulana kadar genellikle sürekli olarak aydınlık olması gereken fabrika ve şehir meydanları gibi yerlerde kullanılabilir. Evde olan kullanımlarda da Wi-Fi ile birlikte entegre olacak şekilde kullanılabilir. Wi-Fi teknolojisinin aktarım hızının yeterli olmadığı durumlarda Li-Fi ampulleri devreye girerek internet hızımızı kısa süreliğine hızlandırabilir. Örneğin büyük boyutta bir dosyayı internete yüklemek istediğinizde Wi-Fi ağınızdan ayrılıp Li-Fi ağını kullanmaya başlayarak bu dosyayı hızlı bir şekilde aktarabilirsiniz.

Nesnelerin interneti

Li-Fi teknolojisi nesnelerin interneti olarak da bilinen teknolojinin gelişmesine yardımcı olabilir. Özellikle evlerimizde artan akıllı cihazların sayısıyla birlikte küçük bir alanda birçok akıllı cihaz yer alabiliyor. Örneğin mutfakta yer alacak akıllı fırın, kahve makinesi, tartı gibi akıllı cihazlar aynı anda Wi-Fi ağına bağlanmak istediklerinde bağlantıda sorunlar yaşanabiliyor zira radyo dalgalarının spektrumu o kadar da geniş değil ve cihaz sayısının artması sorunlara yol açabiliyor. Ancak ışıkla veri aktarımındaki bant genişliği radyo frekanslarına göre binlerce kat daha geniş olabiliyor. Bu nedenle nesnelerin interneti kavramı hayatımıza girdikçe Li-Fi teknolojisine olan ihtiyacımız da artabilir.

Akıllı şehirler Li-Fi ile aydınlanabilir

Işıkla veri aktarımı şehirlerimizde de sınırsız bir internete kavuşmamıza yardımcı olabilir. Özellikle büyük şehir meydanlarında ve aydınlatmaların yapıldığı yerlerde bu aydınlatmalar internet akışını sağlayacak şekilde Li-Fi teknolojisine sahip LED aydınlatmalarla tasarlanabilir. Her ne kadar bazı bölgelerde sınırsız Wi-Fi’ler yer alsa da az önce ele alındığı gibi çok sayıda insanın aynı anda radyo frekanslarıyla dağıtılan bir ağa bağlanması bağlantıda bazı sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Ancak Li-Fi teknolojisi ile örneğin bir konser alanında ya da insanların yoğun olarak bulunduğu meydanlarda ışıklandırma yardımıyla birlikte çok sayıda insan sorunsuzca internete bağlanabilir.

Daha güvenli otonom araçlar

Öte yandan son yıllarda özellikle Amerika ve Avrupa’da yaygın hale gelen otonom araçlar da bu teknolojiden faydalanabilir. Karayollarında ya da otoyollarda belirli aralıklarla yerleştirilecek direk aydınlatma yardımlarıyla otonom araçlar internete bağlanarak bu şekilde birbirleri ile iletişime geçebilirler. Bu hem sınırsız bir internete hem de otonom araçların daha güvenli bir şekilde seyahat etmesine yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalarda insanların her ne kadar otonom araç hayalleri olsa da sürüş deneyimini tamamen otomatik araçlara bırakmada endişeleri olduğu gözlemleniyor. Bu tür bir yenilik bu endişeleri ortadan kaldırarak otonom araçları daha yaygın hale getirip iklim krizine de etkide bulunabilir.

Li-Fi teknolojisi şu anda yaygın olarak kullanılmasa da şüphesiz şimdiden yakın geleceğimize “ışık” tutmaya başladı.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
26
açık