Genlerimiz ve alışkanlıklarımız kilomuzu belirlemede ne kadar etkili?

Genetiğimiz gözümüzün renginden boyumuzun uzunluğuna kadar birçok fiziksel özelliğimizi etkiliyor. Son zamanlarda yapılan araştırmalar genlerimizin ayrıca kilomuzu da oldukça etkilediğini gösteriyor. Bununla birlikte aynı genetik mirasa sahip kardeşlerin farklı sosyal çevrelerde büyüdüğünde farklı kilolarda olduğunu gösteren çalışmalarda mevcut. Peki kilomuzu en çok hangi parametre etkiliyor? Genetik mirasımız mı yoksa alışkanlıklarımız mı? Bu parametreler bir kişinin kilosunu tahmin etmede kullanılabilir mi? Hepsi ve daha fazlası haberin ayrıntısında yer alıyor.

BİLİM-TEKNOLOJİ 20.07.2022, 11:37 21.07.2022, 18:23 Tayfur Bal
Genlerimiz ve alışkanlıklarımız kilomuzu belirlemede ne kadar etkili?

Obezitenin en büyük nedeninin genetik mi yoksa insanların yetiştirildiği çevre mi olduğu konusunda uzun zamandır devam eden bir tartışma var. Obezite oranları 1980'lerden beri üç kat arttı. Yaklaşık 40 yıl içinde yaşanan bu artış genetiğimizin değişebileceğinden çok daha hızlı gerçekleşti. Bu da çevresel unsurların obezite için oldukça önemli olduğunu gösteriyor. Ancak aynı zamanda, tek yumurta ikizlerinin vücut ağırlıkları açısından tek yumurta ikizi olmayan kardeşlere göre daha benzer kiloda olma eğiliminde olduğunu gösteren ve ağırlıkta genetik bir unsur olduğunu öne süren araştırmalar da var. Bu tartışmayı daha da karmaşık hale getiren şey, genetiğin etkisinin insanlar yaşlandıkça değişebileceğine dair kanıtların olması. Örneğin, genler zeka söz konusu olduğunda yetişkinlerde çocuklara göre zekanın daha güçlü göstericileri olarak görünmektedir. Son çalışmalar bunun vücut ağırlığı için de geçerli olduğunu gösteriyor. Çevrenin veya genetiğin, bir kişinin obez olup olmadığı üzerindeki etkisinin, yaşamı boyunca değiştiği keşfedildi.

Değişen yaş gruplarında farklı etkiler

Yapılan çalışmalar, genetiğin çocukluk döneminde obezite oranlarıyla çok az bağlantısı olduğunu, ancak insanlar yaşlandıkça yani ergenlikten 69 yaşına kadar olan bölümde bağlantının güçlendiğini gösteriyor. Bir kişinin vücut ağırlığı ve sosyal geçmişi söz konusu olduğunda da benzer bir model olduğu anlaşıldı. Kötü çocukluk dönemlerinden gelen kişilerin ergenlikten itibaren daha yüksek kilolarla sahip olduğu keşfedildi. Ancak bebeklik veya çocukluk dönemlerinde neredeyse hiçbir fark bulunmuyor. Öte yandan insanlar yaşlandıkça, ağırlıklarında genetik veya sosyal geçmişle açıklanamayan bazı farklılıklar da ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durum bu faktörlerin hiçbirinin tek başına herhangi bir kişinin vücut ağırlığının iyi bir göstergesi olmadığı anlamına geliyor.

2 ila 69 yaş arasındaki insanlar incelendi

MRC Ulusal Sağlık ve Kalkınma Araştırması'ndan alınan veriler kullanılarak 1946 yılında itibaren doğan ve günümüze kadar yaşayan 5,362 kişiden oluşan bir örnek havuzu ile bu durum daha detaylı bir şekilde incelendi. Bu veriler 2 yaşından 69 yaşına kadar genlerin ve sosyal dezavantajın vücut ağırlığı ile nasıl bağlantılı olduğunu incelemek için kullanıldı. Bir kişinin genetik riski, o kişinin sahip olduğu ve daha yüksek vücut ağırlığıyla bağlantılı tüm genlerin bir özeti olan “poligenik skor” olarak bilinen bir hesaplama yöntemi ile özetlendi. Sosyal çevrenin etkilerini daha iyi anlamak için katılımcıların dört yaşındayken içinde yaşadıkları sosyal sınıflar kullanıldı. Böylelikle katılımcıların sosyal geçmişleri babalarının sınıfına göre sınıflandıran Genel Sekreterliğin Sosyal Sınıfı kullanılarak ölçüldü.

Hem genler hem de sosyal çevre etkiliyor

Obezite ile ilgili genleri daha fazla olan kişilerin vücut ağırlığının daha yüksek olduğu bulundu. Genetik obezite riski açısından ilk %25'lik grupta yer alan kişiler, 63 yaşına geldiğinde genetik risk açısından en alttaki %25'lik gruptakilerden 11.2 kg daha ağır çıktı. Çocukluklarında en dezavantajlı ailelerden gelenler, 63 yaşına geldiklerinde en avantajlı ailelerden gelenlere göre ortalama 7,4 kg daha ağır çıktı. Vücut ağırlığında büyük farklılıklar olsa da, bu sonuçlar ne genetik ne de sosyal geçmişin bir kişinin obez olup olmayacağının iyi bir göstergesi olmadığını gösteriyor. Katılımcılar yaşlandıkça ağırlık farklılıkları önemli ölçüde artarken, genetik risk bu farklılıkların yalnızca %10'unu, sosyal geçmiş ise %4'ünü öngördü. Bu durum, vücut ağırlığı hakkında genetik veya sosyal dezavantajlarla açıklanamayan birçok şey olduğunu ve diğer faktörlerin de vücut ağırlığımız üzerinde önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Vücut ağırlığını tahmin etme

Ancak yapılan bu son çalışmanın sınırlamalarına da dikkat etmek gerekiyor zira çalışmada sadece bir kuşağa odaklanıldı ve bu kuşağın deneyimleri diğer kuşaklardan oldukça farklı. Örneğin, 1946 doğumlu insanlar erken çocukluk döneminde karne ile kaynakların dağıtıldığı bir döneme maruz kaldılar. Daha genç nesiller, önceki nesillere göre özellikle çocukluk dönemlerinde çok daha yüksek obezite seviyelerine sahipti. Gelecekteki çalışmalarda, bu sonuçların daha yeni nesillerde farklı olup olmadığına bakmak ilginç olabilir.

70 yıl sonra bile hayatımızı etkileyen faktörler

Öte yandan bu tür güncel çalışmalarda vücut ağırlığıyla bağlantılı en yaygın genler inceleniyor. Bununla birlikte, teste tabi tutulmayan diğer bazı nadir genlerin bir kişinin vücut ağırlığı üzerinde büyük bir etkisi olabilir, bu nedenle gelecekteki araştırmalarda bu genleri araştırmak oldukça önemli. Son olarak, sosyal dezavantajı ölçmek oldukça zor olabilir. Sosyal avantajın ve genetik riskin ölçülmesindeki büyük farklılıklar, bu etkilerin vücut ağırlığı üzerindeki etkisini karşılaştırmayı zorlaştırıyor. Genetiğimiz veya içine doğduğumuz sosyal çevre üzerinde hiçbir kontrolümüz yok. Yine de bu faktörler, doğduktan neredeyse 70 yıl sonra bile bizi etkilemeye devam ediyor.

Bazı insanlar neden kilo verirken zorlanıyor?

Kontrolümüz dışındaki faktörlerden etkilenebileceğimiz gerçeği, bazı insanların neden kilo vermeyi zor bulduğunu veya kilo almaktan kaçındığını düşünmemize yardımcı olabilir. Öte yandan, obezite ile mücadeleye yönelik politikaların neden diyetler üzerinde değişiklik yapmaktan ziyade insanların iradesine dayandığını anlamamıza da yardımcı olabilir. Öte yandan yapılan araştırmalar ne genlerin ne de sosyal geçmişin kader olmadığını gösteriyor. Bu durum özellikle geçmişte kilo alıp vermek için mücadele eden kişilerin sağlıklı bir vücut ağırlığını korumaya çalıştığında motivasyon kazanmalarına yardımcı olabilir.

HABERNEDİYOR.COM | TAYFUR BAL - ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
21
açık