Dünya fosil yakıtlı araçları terk ediyor: Dönüşüm beklenenden hızlı olacak!

Fosil yakıtlı araçlar artık dünyada birçok ülke tarafından terk ediliyor. Dünya devi otomobil firmaları birkaç yıl içerisinde araç üretiminlerini kısmi veya tamamen elektrikli araçlar üzerine çevireceğini açıkladı. Türkiye'de de elektrikli araçların kullanımının verdiği birçok avantaja karşı kaydadeğer çalışmalar söz konusu. Peki elektrikli dönüşüm nasıl olacak? Dünya ülkeleri elektrikli araç piyasalarında nasıl söz sahibi olacak? Türkiye bu dönüşümün neresinde yer alacak? İşte büyük değişimin dünyadaki yansımaları ve tüm merak edilenler...

BİLİM-TEKNOLOJİ 25.11.2021, 13:06 28.11.2021, 13:12 Kaya
Dünya fosil yakıtlı araçları terk ediyor: Dönüşüm beklenenden hızlı olacak!

Henüz bir elektrikli araç sahibi olmamış hatta şu ana kadar herhangi bir elektrikli araca binmemiş bile olabilirsiniz. Ama tahminler elektrikli araçları yollarda beklediğimizden çok daha erken göreceğimizi gösteriyor.

İnsanoğlu kadim zamanlarından beri bir noktadan başka bir noktaya nasıl gidebileceğini düşündü ve tarih boyunca yaptığı yeniliklerle kendisine kolaylık sağlayacak yeni keşiflerde bulundu. At ve binek hayvanların evcilleştirilip tekerleğin icat edilmesine, buharlı trenlerle uzun yollar kaydedip içten yanmalı otomobillerin icadına kadar insanların kullandığı ulaşım araçları birçok aşamadan geçti.

Günümüzde kullanılan motor teknolojisinin atası olarak Henry Ford’un 1913 yılında kurduğu ilk üretim bandını örnek verilebilir. Ancak uzmanlar içinde bulunduğumuz günlerde motor teknolojilerinde yaşanacak en büyük devrimin ortasında olabileceğimizi düşünüyor. Üstelik bu devrim tahminlere göre beklenenden çok daha hızlı yaşanacak.

Elektrikli araçlara ilişkin ülkeler katı önlemler alıyor

Sanayileşmiş ülkelerin iklim değişikliği konusunda daha hassas bir tavır sergilemesi, gelişen teknoloji ve doğaya daha az zarar veren petrol kullanılmayan elektrikli araçların üretilebilmesi ile birlikte uzmanlar elektrikli araçların geleceği ile ilgili daha umutlu tahminlerde bulunuyor. Konu hakkında pek çok uzman kritik eşiğin aşıldığını ve çok yakında elektrikli araçların satışlarının dizel ya da benzinle çalışan araçları geçeceğini belirtiyor.

Elektrikli araç kullanımı konusunda iklim değişikliğine önem veren ülkelerin araç firmalarını teşviklendirmesi ve petrol ile çalışan araçların satışına koyacağı yasaklarla ile birlikte birçok araç firması da birbirini ardına yakında sadece elektrikli araç üreteceklerini duyuruyor. Bu markalardan biri olan Jaguar, 2025 yılı itibariyle sadece elektrikli araç satmayı düşünüyor. Bir diğer marka Volvo için bu tarih 2030, Lotus için ise 2028.

Elektrikli araçlar, fosil yakıtlı araçlara göre fark oluşturan artılara sahip. Fosil yakıtlı araçların yakıt maliyetleri düşünüldüğünde yeni nesil elektrikli araçlar daha da büyük değer kazanacak gibi duruyor.

Otomotiv firmalarının elektrikli dönüşümü...

Geleceklerini adımlarını bu yönde atan firmalar sadece lüks markalarla sınırlı değil. General Motors 2035 yılına gelindiğinde tüm araçlarını elektrikli yapmayı düşünüyor. Aynı zamanda ilk seri araç üretiminin de yapıldığı Ford 2030 yılından itibaren Avrupa’da yalnızca elektrikli araç satmayı planlıyor. Alman otomobil üreticisi Volkswagen ise 2030 sonrasında otomobil satışlarının yüzde 70’ini elektrikli otomobillerden oluşacağını öngörüyor.

Elektrikli araçların gelişiminde "S Eğrisi" modeli...

Teknolojik gelişmelerin nasıl yaygınlaştığı incelendiğinde uzmanların “S Eğrisi” olarak adlandırdıkları bir gelişim eğrisine uyuyorlar. S eğrisi iki ucundan yanlara doğru esnetilmiş S harfine benzer. Bu benzetmenin ana nedeni teknolojik gelişmelerin ilk başta yavaş gelişmesi ve sadece konuya gerçekten ilgi duyan insanların dikkatini çekmesi. Ama kritik seviye aşıldığında ilerleme birden hız kazanır ve birçok insan tarafından kullanılmaya başlar. Toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsendikten sonra ise ilerleme yavaşlamaya başlar.

Bu ilerlemenin benzeri birçok teknolojik gelişmede yaşanmıştır. Örneğin internetin gelişmesi ve kullanılmasında da benzer bir gelişim gözlemlendi. Uzmanlar elektrikli araç piyasasının internetin dünyada 1990’ların başında olduğu konumda yer aldığını düşünüyor. Buna göre internet de yavaş yavaş ve sabit bir hızda gelişmedi. Kritik bir noktaya gelene kadar ilerleme hızı çok yavaştı. Ancak insanların daha çok kişisel bilgisayar alması ve piyasa büyüdükçe ürün fiyatları hızla düşmeye başladı ve bilgisayar teknolojileri de hızla artmaya başladı. Bu durum daha fazla insanın bilgisayar almasına sebep oldu ve her geçen gün daha fazla sayıda insan internete girmeye başladı. Kritik seviye aşıldıktan sonra gelişme sarsıcı bir şekilde arttı. 1995’te 16 milyon olan internet kullanıcısı 2001 yılında 513 milyona ulaşarak 5 yıl içinde tam 32 katına çıktı. Bu dönemler internet kullanımının S eğrisindeki dikey zamanlardı. Toplumun büyük bir kesimi tarafından kullanıldıktan sonra ise ilerleme yavaşlama eğilimi göstermeye başladı. Bugün dünya üzerinde internete ulaşmak isteyen insanların büyük bir çoğunluğu bu imkanı bir şekilde elde edebildiği için büyüme hızı yavaşladı ve S Eğrisi’nin üstünde yer alıyor artık.

Teknolojik gelişmelerde S Eğrisi grafiği...

İçten yanmalı motorlar da geçtiğimiz yüzyılın başında benzer bir grafiği izledi. Bu ilerleme fotoğraf makineleri, radyolar, televizyonlar ve cep telefonlarında da yaşandı. Hatta geçtiğimiz yüzyılda petrolle çalışan otomobillerin kendisinde bile.

Uzmanlar elektrikli araçlarda yaşanacak ilerlemenin de beklediğimizden daha yakın bir gelecekte gerçekleşebileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz yılın verilerine göre pandemi dolayısıyla araç satışlarında yüzde 20’lik bir azalma görülürken elektrikli araç satışları yüzde 43 arttı. Bu yıllık satış rakamlarının sadece yüzde 5’lik bir kısmını oluştursa da artık S eğrisinin hızla yükselmeye başladığı kısma geldiğimizi gösteriyor.

Yatırım Bankası USB’nin tahminlerine göre 2025 yılında satılan her beş arabanın biri, 2030’da satılacak her beş arabadan ikisinin elektrikli araçlardan oluşacak. 2040 yılında ise satılan bütün araçların elektrikli olması öngörülüyor.

Elektrikli araç çeşitliliği dünyada günden güne artarken elektrikli araç kullanımına ilişkin en dikkat çeken dezavantajlardan birisi şarj istasyonları orak karşımıza çıkıyor. ABD ve Avrupa'daki kimi ülkeler dışında Türkiye gibi ülkelerde de şarj istasyonu sayısının azlığı dikkat çekiyor.

Elektrikli araç çeşitliliği artıyor

Elektrikli araçların daha çok kişi tarafından tercih edilmesi ile beraber otomobil üreticileri farklı araçlar üreterek müşterilerin ilgisini çekmeye çalışıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nda yer alan verilere göre 2015 yılında sadece 86 olan elektrikli araç modeli sayısı 2020 yılında 368’e çıktı. En fazla modelin ve en büyük pazarın olduğu ülke Çin olurken, Çin’i model sayısını iki katına çıkartan Avrupa takip etti.

Teknoloji firmaları pazara ilgi duyuyor

Halihazırda otomobil üreten şirketler üretimlerini hibrit ve elektrikli araçlara yoğunlaştırırken Apple, Xiami, Sony ve Foxconn gibi teknoloji şirketleri de pazarda kendine yer açmaya çalışıyor. Çin merkezli teknoloji şirketi Xİaomi mart ayında yenilenen markasıyla akıllı elektrikli araçlara önümüzdeki 10 yılda 10 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu. Xiaomi’nin Kurucusu ve Başkanı Lei Jun 2024 yılının ilk yarısında kendi araçlarını seri üretime geçireceklerini açıkladı.

Apple’in tedarikçisi olarak bilinen Foxconn ise geçtiğimiz günlerde 3 farklı modelle tasarladıkları ilk elektrikli araçlarını tanıtırken, Tayvan merkezli şirketin önümüzdeki 5 yıl içinde sektöre 35 milyar dolar yatırım yapması planlanıyor.

İlk elektrikli aracını geçtiğimiz yıl tanıtan Sony ise şimdilik şirketin seri üretime geçme planının olmadığını duyururken, Apple’ın uzun süredir üzerinde çalıştığı otonom aracını 2024 yılında tanıtması bekleniyor.

Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu tarafından üretimi yapılan TOGG'un yakın zamanda seri üretimi gerçekleştirilip banttan inecek. Türkiye'nin yerli otomobili tasarımı ve teknolojisiyle şimdiden dünyada dikkatleri üzerine çekti.

Türkiye'de ilk 8 ayda satışlar geçtiğimiz yılı geçti

Elektrikli araçlarla birlikte en çok tercih edilen araçlardan biri de hibrit araçlar. Türkiye’de ağustos ayı itibarıyla 8 ayda gerçekleşen elektrikli ve hibrit otomobil satışları geçtiğimiz yıldaki rakamları geçti. 2021 Ocak-Ağustos ayları arasında 32.885 hibrit araç satılırken elektrikli araç satışının ise 1196 seviyesinde olduğu açıklandı. Bu rakamlara göre hibrit araç satışları geçtiğimiz yıla göre yüzde 218 artarken elektrikli otomobil satışları ise yüzde 436 arttı. Ancak bu yüksek oranın 2020 Ocak-Ağustos ayları arasında araç satışlarının düşmesinden de etkilendiği söylenebilir.

2025 yılında pazar payı yüzde 29'a kadar çıkacak

Rystad Energy Başkan Yardımcısı Marius Foss geçtiğimiz 10 yılda lityum iyon bataryalardaki fiyat düşüşünün elektrikli araçları gün geçtikçe daha makul hale getirdiğini söyledi. Bazı elektrikli araçların benzin ve dizelle çalışan araçlarla neredeyse aynı fiyata yaklaştığını belirten Foss, özellikle Avrupa’da elektrikli araçlara yeni destek politikalarının gelişmesinin elektrikli araçlardaki fiyatların düşmesini ve yayılımını arttırdığını belirtti.

Foss ayrıca Çin ve Avrupa’nın elektrikli araç satışında başı çekmeye devam edeceğini ve 2025 yılında pazar payı oranının yüzde 23 ila 29 arasında olmasını beklediklerini söyledi.

Satış rakamlarının bu kadar artacak olmasının bir diğer nedeni ise “öğrenme eğrisi” olarak bilinen başka bir eğrinin de etkisinin olması. Buna göre insanlar belirli bir teknolojiye yöneldiklerinde o teknolojik araç daha ucuza ve daha iyi bir şekilde üretilir. Böylelikle bu araçlar insanlar tarafından daha çok kullanılmaya başlar.

HABERNEDİYOR.COM / TAYFUR BAL ÖZEL HABER

Yorumlar (0)
6
sisli